butimar

o işte ‘

o işte ‘

  ”kendi olarak, sana gelen, sana gereksinimi olmadan seni isteyen, sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen, kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan- o, işte…”  

  İstanbul deyince aklıma martı gelir Yarısı gümüş, yarısı köpük Yarısı balık yarısı kuş İstanbul deyince aklıma bir masal gelir Bir varmış, bir yokmuş. Bedri Rahmi Eyüpoğlu – İstanbul Destanı

Bir pencere yeryüzünün yüreğine ulaşan tıpkı bir kuyu gibi

Bir pencere yeryüzünün yüreğine ulaşan tıpkı bir kuyu gibi

Bir pencere, bakmaya Bir pencere, duymaya Bir pencere yeryüzünün yüreğine ulaşan tıpkı bir kuyu gibi Tekrarlanan mavi şefkatin enginlerine açılan. Yalnızlığın küçücük ellerini Cömert yıldızların verdiği gece bahşişi kokularıyla Dolduran bir pencere Belki de konuk etmek için güneşi şamdan çiçeklerinin gurbetine Bir pencere, yeter bana . . Füruğ Ferruhzad

Cüzdanda bir Fotoğraf

kimlik sorulunca tren saatlerine bakmak ya da para ödemek için cüzdanımı açınca yüzün çıkıyor karşıma . . . kalbin cüzdanında bir çiçek o kuvvet bizleri yaşatan dağları yıpratan. John Berger /ve yüzlerimiz, kalbim, fotoğraflar kadar kısa ömürlü

Taşlar sopalar kemiklerimi kırabilir ama sen yine de şu kahrolası sözlerine dikkat et Ninni / Chuck Palahniuk

Yokluğu ile yaşamanın acısına dayanamayacağı için, sevdiği kişiden önce ölmeyi dilemek.