tutunamayanlar

‘Ne gördün bütün kapıların birer birer kapandığı bu dünyada? Hangi kusurunu düzeltmene fırsat verdiler? Son durağa gelmeden yolculuğun bitmek üzere olduğunu haber verdiler mi sana? Birdenbire: “Buraya kadar!” dediler. Oysa, bilseydin nasıl dikkatle bakardın istasyonlara; pencereden görünen hiçbir ağacı, hiçbir gökyüzü parçasını kaçırmazdın. Bütün sularda gölgeni seyrederdin. Üstelik, “daha önce …

mesut insanlar fotoğrafhanesi altı çizilenler

Ben de pekala şu mesut insanların fotoğraflarını çıkarttıkları fotoğrafhanelerden birine girebilir ,ben de mesudum ,benim de resmimi çekebilirsiniz ,diyebilirim.Fotoğrafçı da itiraz edemez ,sizin kimseniz yok ,fotoğrafı ne yapacaksınız ,diyemez .Sorarsa ,elbette günün birinde benim de bir sevgilim olabilir .Sizin çekeceğiniz bu en güzel fotoğraf ,onun çantasının gizli bir köşesinde ,güzel …

Fotoğraflar yitirilmiş anları belgeler.

“O fotoğraflar, bizim olmadığımız zamanları aktarır bize. Tanımadığımız yakınlarımızı. Bizi beklemeden gidenleri. Bizim yaşadıklarımız gerçek, onların yaşadıkları masaldır sanki. Onların duruşları, pozları, bakışları, gülüşleri, giysileri, takıları, üstleri başları başka türlü büyüler bizi. Bu fotoğrafların çekildiği yerlerin ayrıntıları, hem bilmediğimiz bir geçmişin kapılarını açar bize, hem de ölümün gizine değgin özel …

Sabır ,Şükür ,İyi Niyet

niyetim kimseye nasihat vermek değil , niyetim bunları buraya yazarak bağzı* şeyleri hatırlatmak . 1 . Okumadığın bütün kitapları bağışla . ilk sayfada karaladığın adın yaşasın tüm yeni zihinlerde . 2. Her şey istediğin zamanda ve istediğin gibi olmayacak , unutma “İstediğini elde edememek, bazen harika bir fırsatı doğurabilir, unutma …

  İstanbul deyince aklıma martı gelir Yarısı gümüş, yarısı köpük Yarısı balık yarısı kuş İstanbul deyince aklıma bir masal gelir Bir varmış, bir yokmuş. Bedri Rahmi Eyüpoğlu – İstanbul Destanı

Bir pencere yeryüzünün yüreğine ulaşan tıpkı bir kuyu gibi

Bir pencere, bakmaya

Bir pencere, duymaya
Bir pencere yeryüzünün yüreğine ulaşan tıpkı bir kuyu gibi
Tekrarlanan mavi şefkatin enginlerine açılan.
Yalnızlığın küçücük ellerini
Cömert yıldızların verdiği gece bahşişi kokularıyla
Dolduran bir pencere
Belki de konuk etmek için güneşi şamdan çiçeklerinin gurbetine

Bir pencere, yeter bana

.

.

Füruğ Ferruhzad